0 yorum var - 21 Ocak 2008 16:11
Korku dolu eski bir konaktan cikar Eftelya. Telas icinde oradan oraya kosusturmaktadir. Ne oldugunu nerede oldugunu bilemez, cevresini tanimamaktadir ve bu durum onu cok daha urkutmektedir. Adeta birilerinin anlattigi bir oykude buluvermistir kendini.. daha once hic dinlemedigi bir oykude.
Konagin arka bahcesindeki koruluga giris yoktur. Esikte 7 tane gri, ulu kedi yatar. Eftelya panik halinde koruluga dogru kosar. Yureginin ta derinlerinden gelen ve ruh haline tamamen ters dusen bir sakinlikteki ses ona gidecek baska yeri olmadigini fisildamaktadir.
Esige vardiginda kediler onu karsilamak icin ayaga kalkarlar. Liderleri onde diger 6 kedi arkada hos bir ambians halinde Eftelya'ya dogru yururler. Kedilerin lideri onu sevgi ile kucaklamak icin iki ayaginin ustune kalkar. Eftelya 7 kedinin sevgi ile kendisini sarmasini anlayamaz... sadece huzur, sevinc ve cosku hisseder.
Kediler bir araya gelirler. Sanki birlesip bir insan formu olusturacaklardir ki ... Eftelya uyanir.
Karanlikta saskin saskin etrafina bakti. Yuregi titriyordu, bogazi kurumustu. Susuzluguna aldirmadan tekrar gozlerini yumdu. Bir an kadar kisa zamanda yeniden uykuya dalmisti.
Eftelya yine ayni konagin on bahcesindedir. Uskudar yada Cengelkoy'deki o eski, bahceli, ahsap konaklara benzeyen muhtesem yapinin onundedir.
Tas avlu uzerindeki eski cardak, sokaga acilan maviye boyanmis demir bir kapi ile son bulur. Kapida minik kirmizi bir tabelanin ustunde evin numarasi yazar "87"
Eftalya korkmuyordur artik. Huzurla sokaga cikar. Aklinda cok yerleri gezmesi, cok seyler ogretmesi gerektigi vardir. Butun dunyayi yuruyerek dolasip dertlere derman olmak; ellerinden, basindan, kelimelerinden gucu yettikce her varligi faydalandirmak arzusu ve coskusu tasimaktadir.
Yokus asagi bahceli yoldan inerken etrafindaki huzursuz, korku dolu havayi koklar. Arkasini dondugunde dortnala kosan bir at ve onu kovalayan bir boga gorur. Olaya karismamalidir. Icindeki o guzlu ses kendisini korumaya oncelik vermesini ister. At onu gormez ama boga gorur. At ayaklari ayrilarak otururcasina duser kaldirima. Eftelya ayrdim etmek ister ama at nedense onu bir turlu gormemektedir. Yokus asagi inmeye devam ederken baska bir sinirli simsiyah bir boganin yukari dogru tirmandigini gorur.
Dik yokusun bsaindaki derme catma klubenin hemen onundeki bogurtlen caliligina siner.
Eftelya bu sefer alarmin sesiyle uyandi. Ruyanin bitmesine uzulmustu; ancak onunde yepyeni bir gun vardi. Cocukluk yillarinda Giresun'da ailesinin sahip oldugu ciftlikteki evin tasliginin hemen dibinde bulunan ve siginagi haline gelmis cicek bahcesi aklina geldi. Carpintisi biraz hafiflemis, tekrar huzura kavusmustu.
Kafasinda cocukluguna ait anilar canlandi. 25 sene once birer sene aralikli olarak iki kedi yavrusuna yuzme ogretmeye kalkmasi ve zavalli kedilerin hazin olumunu animsadi. Konaktaki 14-15 yaslarindaki besleme ona kedilerin nankor, hain ve gunahkar olduklarini soylemisti. Hatta cogunun aslinda cadi oldugunu. Henuz 5 yasinda cocuk olan Eftelya bunlari duyduktan sonra kendini o kadar da suclu hissetmemis, ertesi sene de kedinin insana donusup yuzmeye baslayacagini ummustu.
Ileriki yaslarda ise bu cocukca anilar yerini vicdan azabina birakmis, Eftelya sebep oldugu vahset icin kendini asla affetmemisti. Nasil bu kadar acimasiz olabilmisti? Nasil boyle bir hurafeye kanabilmisti?
Banyodaki aynada dislerini fircaladiktan sonra yuzune soguk su carpti. Gordugu ruya onu allak bullak etmisti. Aynada bos gozlerle kendini seyretti. "Yillar suren bu utanc acaba son mu buldu?" diye dusundu. Acaba bu ruyanin mesaji Kedilerin Affi miydi?